Tarihi şerefi ile yazan TÜRK MİLLETİ, dünyanın en haklı ve en ahlaklı savaşı sonucu VATAN ve BAĞIMSIZ BİR MİLLET yaratmıştır.
Yokdan vareden inançlı ve imanlı mensupları ile dünyada saygınlık kazanmıştır. Günümüzde iktidarsız iktidarların yanlış, bilgi ve kültür eksikliği ile yapmış olduğu idare ulusa acı çektirmektedir. Milli kültür ve milli birliğe saygı ilk önce devlet kuruluşlarının görevi olmalıdır. OLMALIDIR AMA?
MİLLİ BİRLİK: VATANIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ ilkesine bağlı politika ve davranışlarla olur.
Oysaki bugün ki iktidarın iç ve dış politikadaki tutarsız ve basiretsiz , birbiri ile çelişen söylemleri sayesinde ülkemizin bölünmez bütünlüğünün tehlikeli bir süreçte ilerlediğini görmemek mümkün değildir. İçi doldurulmamış açılım söylemleri ile güvenlik tehlikeli bir boyut kazanmıştır.
MİLLİ KÜLTÜR: Yapılan yanlış para politikaları üreten bir toplumdan tüketen bir topluma çevirmiştir. Sonunun ne olacağı bilinmeden ilerlemektedir. Bilinmelidir ki ; üretemeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur, başkalarının ürettiklerine muhtaç kalmak onların esareti altına girmek demektir. Tarihi boyunca esareti asla kabullenmemiş bu millete reva görülmek istenmektedir.
Satılan seka, seydişehir, tüpraş, erdemir, petkim, telekom, limanlar..... listeyi uzatmak mümkündür. Lakin, bu toprakların helal ekmek yemiş , ana ve babaların yarı aç yaşayarak üniversitede okuttukları çocuklarına , herşeyi öğrendikleri fakat asla öğrenemedikleri hizmetçilik reva görülmek istenmiştir. Milli kültürümüzün gereği: Başı dik devlet onurlu millet ilkesi çiğnetilmek istenmektedir. Eğitimdeki aksaklıklardan bahseden hükümet tam 10 yıldır arapsaçına çevirdiği eğitim ve öğretim sistemini gözden geçirmekten öteye gidememiştir.
Gençlerimiz tarihini ,kültürünü , dinini ya eksik yada acemi ellerden yanlış öğrenmektedir.İçler acısı bu durumun günümüzde hem bilimsel hem de görsel olarak nasıl yozlaşmış olduğunu ortaya koymaktadır. İnançlı ve iradeli TÜRK MİLLETİ Şehit kanlarıyla alınan bu toprakları şimdi dolar karşılığı geri vermeye çalışanların karşısında duracaktır.
ADALET BÜYÜK SİNEKLERİN DELİP GEÇTİĞİ KÜÇÜK SİNEKLERİN TAKILIP KALDIĞI ÖRÜMCEK AĞI OLMAKTAN KURTARILACAKTIR (OSMAN PAMUKOĞLU)
Kurtarılmalıdır... Adaletin de hukuk kurallarını doğru uygulayabilecek vicdanlı adaletçilerine ihtiyacı vardır. Sosyal devletin gereği olarak yapılması zorunlu olan ve zaten milletin ödemiş olduğu vergilerle yapılan hizmetleri iktidarın övünç kaynağı yapması da son derece basite indirgenmiş bir politikanın sonucudur. Avrupa nın en büyük adalet sarayını yaptırmakla övünen iktidar, en büyük adalet saraylarının enbüyük adaletsizliklerin yaşandığı yerlerin ihtiyaçları olduğunu unutmuşlar mıdır?
Bir ülkede kamu malları yağmalanıyorsa? zengin fakir ayrımı uçurum oluyorsa? demokrasi adına anti demokrat bir düşünceyle yönetim gerçekleştiriliyorsa? basın özgür değilse? yargı bağımsız değilse? topraklarına yabancılar yerleşiyorsa? ihracatı söylerken ithalat unutturuluyorsa? dış borç rakamları yutturuluyorsa? kısacası bu millet uyutulup avutulup soyuluyorsa İŞTE SEN BURADA BEN NASIL SEYREDEBİLİYORUM DEMELİSİN.
Bu ülkeye yapılanlara ortak mı oluyorsun .YOKSA bu topraklarda sen onurunu , şerefini namusunu koruyarak başın dik yaşayabil diye 15 16 yaşında topraklara düşmüş şehitlerine , kahramanca savaşmış nene hatunlarına ,kara fatmalarına vefa borcunu ödemeyecek misin ve sen den sonraki neslinde tıpkı senin gibi bu topraklarda TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ’ni yaşatabilsin diye UYANMAYACAKMISIN?
Ayşegül UÇAR